Eskişehir’de yaz

“Yaz” demek, en çok deniz, kumsal, plaj demek… Bodrum, Antalya, Çeşme demek. Eskişehir, konu dışı. Deniz yok, bitti. Ama bir dakika, aslında deniz yoksa, önünüzde iki seçenek var: Resmi olduğu haliyle kabullenmek, ya da şehrin en büyük parkının ortasına denizi getirmek…

Dağların bozkırların ortasındaki Eskişehir. Ayazı, çamuru, tozu hiç bitmiyor… İşte kırk, elli sene önceki manzara bu. Derken bir üniversite kuruluyor, atanan rektörü son derece çalışkan. Üniversite büyüdükçe büyüyor, kabına sığmaz hale gelince, bir üniversite daha doğuruyor. Üniversite, şehre kayıyor. Pislik akan Porsuk Nehri, zalim işletmelerin zehirlerinden biraz biraz arınmaya başlıyor. Bir köprü, bir cadde, biraz heykel; derken Eskişehir, kuğuya dönüşen çirkin ördek yavrusu misali, büyüdükçe serpiliyor, gittikçe güzelleşiyor.

ŞEHRİN ORTASINDAKİ YAPAY PLAJ

Kuşkusuz Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yaptıkları tartışılmaz, ama ona inanan ve onunla birlikte gece gündüz çalışan kocaman bir ordunun da hakkını yememek lazım. Bu son manzara, yüzlerce insanın gece gündüz, senelerce emeğiyle gerçekleşti. Aryalar çalınan gondollarla gezinti yapmak, plaja gidip yüzmek, ya da yelken dersi almak; bozkırın tam ortasındaki denizsiz şehirlerde öyle kolay kolay yapılabilecek şeyler değil…

Şaka değil, Türkiye’nin ilk ve tek yapay plajı burası. Eskişehir’de, Kent Park’ta. Yer altından çıkan kaynak suyu kullanılmış. Kendi arıtma tesisi de olan plajı, her akşam temizleniyor. Plaj 1,5 metre derinliğinde ve 350 metre uzunluğunda. Hafta içi yaklaşık 300, hafta sonları da 1000 kişiye kadar faydalanabiliyor. Plajın hemen yanındaki olimpik havuzda da, 7-16 yaş grubu gençlere, gruplar halinde yüzme dersleri veriliyor. Hafif bir müzik yayını, dolaşan mısırcı, kumda kova ve kürekleriyle oynayan çocuklarla da, plaj görüntüsü, klişelerden feragat etmeden tamamlanıyor.

Sağlık Bakanlığı talimatıyla, suyun hemen yanındaki kumlar kaldırıldı, yerine taş döşendi, set yapıldı. Akıntısı olmayan suyun, kumla kirlenmesi önlenmiş oldu. Yapay plajın dibine mermer döşendi. Aslında, görüntü öyle olmasa da, talimat gereği çok büyük bir havuza döndü.
Suyu her zaman klorlanıyor, günde üç kez ölçüm yapılıyor. Aile bölümünde daha çok anneler ve çocuklar, diğer bölümde de erkekler yüzüyor ve güneşleniyorlar. Eskişehir Plajı, sabah 10’dan akşam 6’ya kadar açık. Giriş ücreti hafta içi 5, hafta sonu 10 TL. Eskişehir halkı, öğrenciler, şehirdeki yabancılar nimetten faydalanıyorlar.

Porsuk’ta bir gezinti

Eskişehir yazında şehre bir ziyaret düşünürseniz, Porsuk üzerinde gezinti yapmayı da ihmal etmeyin derim. Porsuk’tan şehri ve köprüleri seyretmek çok güzel. Ama geçen yıllarda özenle inşa edilen gondollarla bir saatlik bir Porsuk gezintisinin tadına diyecek yok. Dört kişiye kadar gondola binmek mümkün. Bir saat için, kaç kişi olursa olsun, ödenen ücret 15 TL.

Sazova Parkı’nda optimist eğitimi

Eskişehir’in yaz aktiviteleri, plajla sınırlı değil. Şehrin bir diğer büyük parkı da Sazova. Parkın içindeki Masal Şatosu, ülkemizin en ünlü kule ve minareleri örnek alınarak inşa edilmiş. 1600’lü yıllarda İngiliz göçmen ailelerini ABD’ye taşıyan May Flower gemisinin replikasını gezmek mümkün. Şehrin en büyük parkı burası. Minik bir yapay şelale akıyor, sesiyle ve görüntüsüyle dinlendiriyor. Parkın içindeki 25 bin m2’lik suni gölde de, çeşitli su sporları yapılıyor. Gittiğim gün “optimist eğitimi” vardı. Çocuklar, birer aylık zaman dilimlerinde eğitim alıyorlar. Rüzgârı ve yelkeni kullanmayı, doğayı dinlemeyi, beklemeyi öğreniyorlar. Ücretsiz düzenlenen bu yaz kampına katılan çocuklar, iki hafta önce başka bir şehirde düzenlenen turnuvadan madalyalarla dönmüşler. Gölde su kayağı da başlamış. Şimdilik sadece Eskişehirli profesyonel sporcular faydalanıyor, ama önümüzdeki yaz su kayağı eğitimi de verilecekmiş.

Yazan: Fatih Türkmenoğlu

Yazının linki

Hits: 13

Yazar: Sazova Parkı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

sixteen + nine =